Placeholder
  • Thumbnails
MEVÂKİB TEFSÎRİ
Fiyat150.00 TL
Adet

Kod no: 3012 ISBN: 978-605-5621-03-2

3 cilt (2195 sayfa), şamua kâğıt, 17 x 24 cm ebadında, lüks bez cilt. (Cihangir Yayınları)

İsmail Ferruh Efendi

Hüseyin bin Ali el-Vâiz el-Kâşifî’ye ait “el-Mevahibü’l-Âliyye” adlı tefsirin, Osmanlı ulemâsından İsmail Ferruh Efendi tarafından “Mevakib” adıyla genişletilerek tercüme edilmiş şeklidir. Muteber tefsir kitaplarından nakillerle zenginleştirilen eser, “uzun meâl-kısa tefsir” olarak biliniyor.

Uzun süreden beri üzerinde çalıştığımız, Hüseyin bin Ali el-Vâiz el-Herevî el-Kâşifî’ye ait olan ve İsmail Ferruh Efendi tarafından genişletilerek Türkçeye tercüme edilen Mevâkib Tefsîri nihayet tamamlandı ve okuyucularımızın istifadesine sunuldu. Daha ziyâde “Tefsîr-i Mevâkib” adıyla şöhret bulan bu eser, Hüseyin Vâiz el-Kâşifî’ye (v. 910/1504) âit olan “el-Mevâhibü’l-Áliyye” adlı tefsîrin Türkçeye tercümesidir. Kemâleddin Hüseyin b. Ali el-Vâiz el-Herevî el-Kâşifî’nin Farsça yazdığı “el-Mevâhibü’l-Áliyye Fî Tefsîri’l-Kelâmi’r-Rabbâniyye” orijinal adlı bu tefsîri Türkçeye ilk tercüme eden, Mevlânâ Hakîmüddîn İdrîs el-Bitlisî’nin oğlu Ebû’l-Fazl Mehmed Efendi’dir (974/1567). Bunun bir nüshası Süleymaniye (Es’ad Efendi) Kütüphânesindedir. Hâcegân-ı Dîvân-ı Muallâ erkânından Ortaköylü İsmâîl Ferruh Efendi tarafından yapılan ikinci tercümesi, elimizdeki nüshadır. Esere bazı şerhler yaparak, gerekli gördüğü yerlerde et-Tıbyân, Beydavî ve Zemahşerî tefsîrleri ile Házin Tefsîrinden istifâde ederek genişleten İsmâîl Ferruh Efendi, “Mevâkib” ismini vererek neşretmiştir. İlk nüshaları el yazımıdır. Tersâne Anbar Âmirliği tarafından İstanbul’da 1282/1865, 1320/1902, 1323/1905 târîhlerinde basılmıştır. Aslen Kırımlı olan mütercim, Tersâne Anbar Emînliği, Londra sefirliği, defterdarlık görevlerinde bulunmuştur. Daha sonra görevinden uzaklaştırılmış ve Kadıköy’de ikámete mecbûr edilmiştir. 1256/1840'ta vefât etmiştir. Kabri, bugünkü Yıldız Sarayı bahçesine katılmış olan Yahya Efendi Dergâhı bitişiğindeki mezarlıktadır. Okuyunca da görüleceği gibi, bu eserin muhtevâsı, “uzun meâl-kısa tefsîr” şeklinde özetlenebilir. Ağdalı bir Osmanlıca ile kaleme alınan âyet meâlleri, sebeb-i nüzûller ve değişik sahîh rivâyetlerle takviye edilmiştir. Alınan rivâyetler, diğer mu’teber tefsîrlerle (Râzî, Kurtubî, Taberî, İbn-i Kesîr, Elmalılı ve yer yer Seyyid Kutub ile) karşılaştırma yapılarak teyîd edilmiştir. Gayret bizden, tevfik Allah’tandır.